Türkiye'de Balcılık

Türkiye'de Balcılık

Türkiye'de Balcılık

Türkiye'de Balcılık

18/12/2019

Geleneksel arıcılık yöreye özgü yöntemlerin nesilden nesile aktarıldığı, arıya ve arıcılığa gönülden bir bağlılıkla yürütülen bir uğraş. Anadolu’da genç nüfusun yaygın bir şekilde şehirlere göç etmesi, geleneksel arıcılıkta kovana müdahale imkanının az olmasından dolayı yüksek verim alınamaması gibi sebeplerle geleneksel arıcılığa ilişkin kadim bilgiler yok olmaya yüz tutmuş durumda. Geleneksel arıcılığın kaybolmasındaki sebeplerin başında, küresel iklim değişikliği ve daha fazla verim alma baskısı ile gezici arıcılık yapılması, geleneksel kovanların (karakovan) ise taşımaya uygun olmamasıdır. Oysa fenni kovanlar üst üste istiflenerek kolayca taşınabilmektedir. Ancak gezici arıcılık, arı türlerinin melezlenerek özelliklerini yitirmesi ve hastalıkların yayılması nedeniyle ciddi sorunlar yaratmaktadır.


Bu çalışma ile Buğday Derneği’nin yapmış olduğu “Geleneksel Arıcılarımızı Arıyoruz” çağrısına verilen yanıtlar ile birlikte gerek keşif gezileri gerekse görseller ve yayınlar taranarak ulaşmış olduğumuz arıcılarımız ile yaptığımız görüşmeler neticesinde geleneksel arıcılığın kayıt altına alınması amaçlanmıştır.


Anadolu’da geleneksel arıcılık dendiğinde akla “karakovan” gelmektedir. Arılara ve kovanlara müdahale olmaması ve arıların aylarca karanlık bir kovanda peteklerini inşa ettiğinden karakovan tabiri kullanılmıştır. Kovanın tüm malzemeleri doğadan temin edilmektedir.


Türkiye’nin tüm bölgelerinde karakovanda arıcılık yapılmaktadır. Son dönemde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yapmış olduğu “sahte bal” açıklamaları, halkın doğal olarak üretilen bala olan olan talebini arttırmış olup; üreticiler de daha pahalı olarak sattıkları karakovan ballarına yönelmişlerdir ve geleneksel yöntemleri uygulamasa bile karakovanda arıcılık yapıyor ise kendini geleneksel arıcı olarak tanımlamaktadır. Ancak bizim burada geleneksel arıcılık olarak tabir ettiğimiz, yöreye özgü nesilden nesile aktarılan bilgiler ile genellikle karakovanlarda yapılan arıcılık faaliyetidir.


Türkiye’de iklim ve floranın bölgeden bölgeye değişmesi, karakovanların da değişken özellikler göstermesine sebep olmuştur. Bol yağış alan ve ormanlık olan bölgelerde kütük kovan kullanılmakta olup, sazlık ve söğüt ağaçlarının bol olduğu iç bölgeler ve Trakya bölgelerinde sepet kovanlar tercih edilmiştir.


Bunun dışında Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Elmalı İlçesi Söğe Mahallesi’nde bulunan tarihi arı serenlerinden ayakta olanlar Elmalı Müzesi tarafından koruma altına alınmış ve arı serenlerinden biri yüzyıllardır bakıcı olan Bozkurt ailesine teslim edilmiş olup 2 yıl kadar önce yapılan çalışmalar ile bu sene bal üretimine başlanmıştır.


İç Anadolu’da Nevşehir, Ürgüp civarında (Kapadokya) oyulmuş kayalıklarda bulunan arılıklarda da uzun yıllar arıcılık faaliyeti yürütülmüştür. Ürgüp İlçe Tarım Müdürlüğü ile yapılan görüşmede bölgede artık bu şekilde arıcılık yapan kimse kalmadığı, küresel iklim değişikliği sebebiyle arıcıların gezgin arıcılık yaparak güneye gittikleri ancak arılıkların halen kullanılabileceği bilgisine ulaşılmıştır.


Marmara Bölgesi’nde ise Bursa’da kerpiç ev ve bahçe duvarları içinde gömülü arılıklar tespit edilmiştir. Ancak bu kerpiç evler artık kullanılmadığından bu nişlerde yapılan arıcılık hakkında bilgiye ulaşılamamıştır.


Günümüzde geleneksel yöntemlerle faal ve yaygın olarak yapılan karakovan balı üretimi, sepet kovanlarda ve kütük kovanlarda yapılmaktadır.

Yorum ekle